Thursday, December 25, 2014

Kartel kurup, emisyon ve yakıt verimliliği ile ilgili yeni kurallara uymayı erteletme, uygulamanın  zamanlamasını ve yeni teknoloji ile üretilen (Euro3 vb) kamyonların fiyatını aralarında anlaşıp, yukarıya çeken Avrupalı kamyon üreticileri gündemde. 2011 yılında ofisleri basılana kadar, 1997-2011 yillari arasında Kartelin faal olduğu ifade ediliyor. DAF, Iveco, Daimler, Scania, Volvo, Man ve onun sahibi olduğu Renault şirketleri ise suçlamaları kabul etmiyorlar. Avrupa pazarında Amerikan ve Asya'lı üreticilerin bulunmaması anlaşılan işlerini kolaylaştırmış. Tabii bu da, başka bir anlaşmanın parçası olabilir.

Buna rağmen bu üreticiler, kartel suçlamasına karsşı olası ceza ve hukuk giderleri için ayırdıkları karşılığı ciddi oranda yükseltmişler. Mesela Daimler bu iş için €600 milyon, Volvo €490 milyon karşılık ayırmış. Belli ki ciddi cezalar alma olasılıkları var.

Avrupa'da Amerika'da olanlar geç de olsa ortaya çıkıyor ve suçlular cezalandırılıyor. Bizde ise bunlar gündeme bile gelmiyor. Yani politikacılar bu kadar yolsuzluğa batmış iken, altındaki bürokrasi ve cevval yabancı şirketlerin veya maden ve inşaat şirketlerinde gördüğümüz gibi bir çok etik dışı işadaminin cirit attığı ülkemizde bunların temiz olduğunu mu düşüneceğiz?

Tüm dünyanın, bizimse, herkesten fazla arınmaya ihtiyacımız var. Türkiye'nin 2015 yılında başkanlığını yürüteceği G20'nin en önemli gündem maddesinin Yolsuzlukla Savaş olması ilahi adalet mi?

Thursday, December 4, 2014

Almanya CO2 Salımını Azaltmakta Kararlı

Almanların disiplin ve kararlılığına hayran olmamak elde değil.

Almanya, 1990 yılına kıyasla CO2 emisyonlarını 2020'de %40, 2030'da %55 azaltacaklarını ilan etmişti, ki bu dünyadaki en iddiali karbon azaltma programlarından birisi.

Son hafta, bu konuda Almanya'da Ekonomi Bakanlığındaki hummalı çalışmanın sonuçlarını, bu sabah Bayan Merkel ilan etti.

İlave tedbir alınmaz ise, azaltım miktarı %40 yerine %33'de kalacakmış. İlave 78 milyon ton CO2 azaltılmasına ihtiyaç var (bizim 2013 salımımız, 439 m. ton). Bunun 22 m. tonunun elektrik üretiminden gelmesi planlanmış. Yaklaşık 500 santral bir şekilde bu miktarı azaltacaklar. Bunun bir anlamı, mesela 8 tane kömür santralınıı kapanması anlamına geliyor. Zaten şu anda 20 'den fazla santral epeydir kapalı. Hafta içinde enerji devi Eon kömür santrallarını elden çıkaracağını duyurdu.

25-35 m. ton karbon azaltılmasının enerji tasarrufundan gelmesi planlanmış.  Almanya konutlarda ilave yalıtım için önümüzdeki 5 yıl boyunca, €1 milyar/yıl sübvansiyon vermeyi planlıyor.

Ayrica ulaştırmadan da 10m. ton CO2 kısıtlama planlanmış. Bunun için elektrikli araçlara sübvansiyon geliyor. BMW'nin bu yıl, iki yeni model elektrikli araba çıkarması demekki tesadüf değilmiş. Tarımdan 3.6m. ton; sanayi, hizmet sektörü ve atıklardan da 7.7m. ton azaltma öngörülmüş.

Almanlar, bu çalışmalarla sürdürülebilirlikte lider olacaklar; elektrikli arabada, yenilenebilir enerjide lider olacaklar. Ama tabiiki bunun da bedeli var. (Eon, sanayi?)

Alman çevreciler bunları yeterli bulmamışlar.

Bizde daha yetkililer karbon salımı azaltmanın adını anmadılar. Bizde ki çevrecilerin ne kadar yetersiz olduklarını görüyormusunuz:(

Sadece hükümetlere ve sanayiye değil, STK'lara da çok iş düşüyor.


Saturday, November 15, 2014

Amerikan ve Çin Liderleri İklim Konusunda Anlaştı

Bu haftanın iklimle ilgili güzel haberi Çarşamba günü Pekin'den geldi. Pekin'de bir çok ülkenin bir araya geldiği bir toplantıdan sonra Obamaile Çin Devlet Baskani Xi bir açıklama yaptılar. Obama, Amerikanın karbon salımını, 2025'te, 2005'e kıyasla en az %26 azaltmayı; Xi'de, Çin'in karbon emisyonlarının 2030'de en yüksek seviyesine ulaştıktan sonra düşeceğini ve fosil  harici enerji kullanımını, aynı yıla kadar %20'ye çıkarmayı taahhüt etti.

Bu anlaşmanın önemi, bu iki ülkenin dünyada salınan karbon'un %44'ünden sorumlu olmaları ve karbon salımını azaltma açısından anlamlı olmaları. Yanısıra, bu iki ülkenin şiddetle arzu edilen ve diğer ülkeleri de harekete geçirecek şekilde öncülük etmeleri. Bu, diğer ülkelerin de adım atmalarını sağlayacak.

Çin'in kararı önemli görülmeyebilir ancak, bu karar pratik olarak şu anlama geliyor: 2030 yılına kadar, yani önümüzdeki 15 yılda Çin'in, 800-1000 Gigawat, fosil yakıt kullanmayan (yenilenebilir +nükleer) tesis kurması. Karşılaştırma için, Türkiye yılda 1GW bile kurmuyor.

Kararı beğenenler olduğu gibi, yeni bir şey olmadığını söyleyenler de var. Çin ile ilgili tenkitlerin bir tanesi aşağıdaki grafikte ki mevcut 
durumun devamı olduğunu söyleyenler.



Oysa bu grafik, Çin'in enerji tüketiminde fosil yakıt kullanmayan tesislerin yükselmeye devam edeceğiniÇin ve Amerika bu kararı almadan önce karbon salımını azaltmak için zaten çalışıyorlardı. Obama kömür santralları ile ilgili ünemli tedbirler yürürlüğe koydu. Çin ise, "karbon sınırlama ve ticareti" pilot uygulaması ile önemli adımlar attı. Çin bu gün güneş enerji sistemlerinde dünyanın en büyük üreticisi. Bu çalışmalar olmasa, liderlerin bu açıklamayı yapmaları kesinlikle mümkün olmazdı. Açıklama ile, bu çalışmalarını arttırarak devam ettireceklerini taahhüt etmiş oldular. (Bizdeki gibi desteksiz, işsizliği %7'ye indireceğiz demiyorlar, mesela)


Türkiye'nin karbon emisyonlarını azaltma konusunda halen bir taahhüdü ve dişe dokunur bir hazırlığı maalesef yok.

Friday, October 10, 2014

Zenginlik Nereye Kadar

Bir gazetede çıkan yazıda yer alan yukarıdaki grafik, zenginlerin, yaratılan zenginlikten nasıl daha fazla pay aldığını ortaya koyuyor. 1950'lerde en zengin %1, yaratılan zenginligin yüzde 5'lerini alırken, bu grubun aldığı pay devamlı artmiş ve en son ekonomik krizde %95'e çıkmış Grafik gerçekten çok şaşırtıcı.

Yazının çıktığı gazete Küba yada sosyalist bir ülkede çıkan bir gazete değil, ünlü New York Times gazetesi.

Ben, bu zenginleşmedeki makasın açılmasının 1980'den itibaren, Reagan-Thacher hatta Özal'ın neo-liberal politikalar uygulaması ile başladığını zannederdim. Değişim meğerse '70'lerin sonunda başlamış.

Bu konuyu zaman zaman dikkatinize getiriyorum.

Bu trendin değişmesi ancak küresel bir politika değişimi ile olabilir. Ama o değişimi ne tetikleyecek? Milyon dolarlık soru bu.

Cevabın yeni bir ekonomik kriz olmadığı, grafikde, son krizde olanlar ile görülüyor.

Saturday, September 27, 2014

Zirvede Komşulardan Çevreye Yaklaşım Gönülsüz

Türkiye ve yakın coğrafyadaki ülkelerin İklim Zirvesinde yaptıkları konuşmaların özetinin özeti. 

Komşularımızdan somut taahhüt veren hemen hemen kimse yok. Gönülsüzlük bu olsa gerek.
Suudi Arabistan herkes adına açıkça söylemiş: Ama, sera gazlarını (SG) azaltmak, büyümeye köstek olmamalı!

Erdoğan'ın 1999-2012 arasında S.Gazlarını %21 azalttık lafı kesinlikle yanlış. Belki, o günkü enerji kaynaklarının dağılımı bugünde olsaydı-ya göre azalttık olabilir. Yani kardan zarar ettik hesabı. Özü, kömüre göre SG salımı daha düşük olan doğalgaz kullanımının artmasının sağladığı fark. Ama fiili olarak salımlar en az %60-70 artmıştır. Türkiye'nin, 1990-2012 arası SG salımında ki artış %133.4.

NATIONAL ACTION AND AMBITION ANNOUNCEMENTS
President Recep Tayyip Erdoğan, Turkey, declared that all countries must be included in a legally-binding agreement in 2015 based on CBDR and reported that between 1999 and 2012, Turkey has mitigated 21% of Green House Gases (GHG) emissions, excluding action on deforestation, and reduced 50% of its carbon intensity. He reported the goal of increasing the share of Renewable Energy and improving forest protection.
President Hassan Rouhani, Iran, noted that political disputes have become an obstacle to agreement and that Iran is ready to engage with other countries. He called for a comprehensive agreement on climate change.
President Fuad Masum, Iraq, expressed appreciation for efforts to develop a new protocol or legal agreement and supported an inclusive and just approach. 
Riad Malki, Minister for Foreign Affairs, Palestine, noted that climate change has affected their food and water supplies, saying that these effects are exacerbated by conflict.      
President Abdel Fattah el-Sisi, Egypt, noted that adaptation is a priority for Arab countries, as well equity and common but differentiated responsibilities (CBDR). He said a new legal framework should not replace the UNFCCC.
Aramayis Grigoryan, Minister of Nature Protection, Armenia, noted the use of ecosystem approaches to address climate change, but stressed that regional cooperation is needed for this to be successful.
Huseyngulu Baghirov, Minister of Ecology and Natural Resources, Azerbaijan, highlighted that the country’s economic growth has been based on clean technology and that the government has been actively engaged in mitigation efforts.
Deputy Prime Minister Raşit Meredow, Turkmenistan, highlighted his engagement in assisting the development of clean technology in Central Asia and the advancement of a national climate change strategy. He concluded by 
encouraging a systemic and multilateral approach to support decisions made in Copenhagen, Cancun, Durban and Rio de Janeiro.
Abdyldaev Erlan Bekeshovich, Minister of Foreign Affairs, Kyrgyzstan, said mountains as ecosystems are the most vulnerable to climate change, and highlighted hydropower as “the most important condition for achieving sustainable development,” suggesting that large hydropower stations could address both GHG and water scarcity in mountain regions.
Erlan Idrissov, Minister of Foreign Affairs, Kazakhstan, announced plans to decrease the energy intensity of GDP by 50%, and reduce carbon dioxide (CO2) emissions by 40%.
President Tsakhiagiin Elbegdorj, Mongolia, said the country’s herdsmen are already feeling the impact of climate change and stressed that the time to act is now.
Prime Minister Kokhir Rasulzoda, Tajikistan, lamented the degradation of Tajik glaciers, and called for action to address this. Prime Minister Xanana Gusmão, Timor Leste, called for universal action on climate change and a binding agreement in 2015.
Hina Rabbani Khar, Foreign Minister, Pakistan, recalled recent flooding that displaced millions, among several other disasters triggered largely by climate change. She called for negotiating a “win-win” outcome on climate change, and said the world is facing “not just a threat, but also a threat multiplier.”
Ali Saleh Al-Omair, Minister of Oil, Kuwait, said his country is working to diversify energy sources, through the use of wind and solar power, and highlighted that the oil sector is beginning to manage its GHG emissions.
Khalid Bin Mohammed Al Attiyah, Minister of Foreign Affairs, Qatar, outlined its National Vision for Qatar in 2020, which involves diversifying the economy, reducing emissions and striving for greater EE.
Ali bin Ibrahim Al-Naimi, Minister of Petroleum and Mineral Resources, Saudi Arabia, said reducing GHGs should not undermine economic growth or sustainable development, and stressed that the international response must respect the principles of the UNFCCC, in particular CBDR.
Sheikh Abdullah bin Zayed Al Nahyan, Minister of Foreign Affairs, United Arab Emirates, said constructive partnerships are needed to address climate change. 
Deputy Prime Minister Evangelos Venizelos, Greece, said climate policies are critical to both economic recovery and a sustainable environment. He expressed firm support for putting a price on carbon and endorsed it as an action for the Climate Summit.
Rovana Plumb, Minister of Environment and Climate Change, Romania, said her country has operationalized its Climate Strategy and Action Plan, focusing on transport, agriculture, infrastructure and EE.
Nikola Poposki, Minister of Foreign Affairs, FYR Macedonia, outlined national efforts to reduce emissions, saying the most cost-effective approach to energy supply for the country is replacement of coal-fired power plants with natural gas, hydropower and solar facilities.
President Bakir Izetbegović, Bosnia and Herzegovina, recalled the damage caused by severe floods in 2014 and stated that the reduction of natural disasters must be a priority for the post-2015 climate agreement.
President Bujar Faik Nishani, Albania, reported that it has implemented climate policies in line with EU regulations and declared that climate change is a threat to security due to conflicts over resources. He underlined the development of a new domestic plan for 2014-2020, that will mainstream climate change concerns into other policy sectors.
President Rosen Plevneliev, Bulgaria, recalled the 20th anniversary of the UNFCCC and highlighted the importance of EE when tackling climate change. He noted Bulgaria’s target of reducing 18.5% of GHG emissions by 2020 compared to 2005 and declared that energy “should not be used as a weapon.”
President Tomislav Nikolić, Serbia, urged adopting a long-term DRR framework at the Third UN World Conference on DRR, to be held in Japan in 2015.
President Filip Vujanović, Montenegro, highlighted the role of the Climate Summit to mobilize support and contribute to the acceptance of climate change as an essential issue. 
Amir Peretz, Minister of Environmental Protection, Israel, supported a new global agreement on climate change, and said it has invested major resources in GHG reduction, with a focus on EE.

Sent from my iPad

Tuesday, September 23, 2014

NY'daki İklim Zirvesinin Özeti

                                                                               Climate Change And Global Pollution To Be Discussed At Copenhagen Summit...GRANGEMOUTH, UNITED KINGDOM - NOVEMBER 17: Grangemouth oil refinery emits vapours near the Firth of Forth on November 17, 2009 in Longannet ,Scotland. As world leaders prepare to gather for the Copenhagen Climate Summit in December, the resolve of the industrial nations seems to be weakening with President Obama stating that it would be impossible to reach a binding deal at the summit. Climate campaigners are concerned that this disappointing announcement is a backward step ahead of the summit.

Kyoto Protokolünün yerini alacak, 2015 Paris Anlaşması müzakereleri için Devlet ve Hükümet Başkanlarının desteğini sağlamak üzere 23 Eylül 2014'te NY'ta liderler için bir İklim Zirvesi düzenlendi. Bu ziirvenin öne çıkan başlıkları şöyle oldu:

- Açılış konuşmasında BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon: "iklim değişikliğiyle mücadele ile ekonomik büyüme arasında bir çelişki yok" demiş. Sanıyorum bu söz, önceki hafta Nobelli ünlülerin de yer aldığı ekonomistlerin BM'ye sundukları raporun ana teması. (New Climate Economy Report)
- Obama'nın konuşması çok etkileyici imiş. Obama ayrıca konuşmasında bir Başkanlık Emri (Executive Order) ile yeni yaptırımlar getirmiş
- Çin Başkan Yardımcısı, 2020'ye kadar karbon yoğunluğunu %40 azaltacağını teyid etmiş.
- Hong Kong, 2020'ye kadar Sera Gazları (SG) salımını, 2005'e göre en az %50 azaltacakmış
- Danimarka Başbakanı, 2050'ye kadar ülkesinin fosil yakıt kullanmayı bitireceğini tekrarlamış.
- İsveç, 2050'ye kadar SG salımlarını, 1990'a kıyasla %40 azaltacağını söylemiş.
- İngiltere, karbon salımını engelleyen CCS teknolojisini kullanmayan yeni kömür santrali kurulmasını yasaklamış.
- Finlandiya 2025'e kadar kömür kullanımına son vereceğini teyid etmiş.
- Avrupa Birliği Komisyonu, Birliğe, 2030'a kadar SG salımlarını 1990'a kıyasla %40 azaltmayı öneriyormuş. Bu konuda oylama yakında yapılacakmış.
- Meksika Cumhurbaşkanı Nieto, SG salımlarını, 2000 yılına kıyasla, 2030'a kadar %30, 2050'ye kadar %50 azaltma sözü vermiş. Ayrıca, karbon vergisi uygulamasına geçtiklerini bildirmiş.
- NY Belediyesi, 2050'ye kadar SG salımlarını, 2005'e kıyasla %80 azaltacağını taahhüt etmiş.
- Liderler, doğal ormanların yokolma hızını 2020'ye kadar yarıya indirme sözü vermişler.
-Almanya'dan sonra Fransa da gelişmekte olan ülkelere iklim desteği için kurulan fona 1milyar $ vermiş
- Fon'a G. Kore ve İsviçre $100'er milyon, Danimarka $70m, Norveç $33m ve Meksika $10m vermiş
- Çin sadece $6 milyon vermiş:(
- Bank of America $1 milyar fonu, yenilenebilir enerji yatırımlarına tahsis etmiş.
- Daha genelde bankalar, gelecek yıl sonuna kadar $20 milyar yeşil yatırımlar için fon temin ve arzına söz vermişler. Yeşil bono çıkaracaklarmış.
- Rahmetli Mandella'nın eşi Graça Macel, ülkelerin verdikleri taahhhüdün, karşımızdaki sorun ile uyuşmadığını söyleyip liderlere fırça çekmiş
                           
JOHANNESBURG, SOUTH AFRICA - JULY 04: Graca Machel, wife of former South African President Nelson Mandela, speaks at the launch of Nelson Mandela Sports Day at Nelson Mandela Foundation Offices in Houghton on July 04, 2013 in Johannesburg, South Africa. The ailing anti-apartheid icon Mandela, who has been in the hospital for nearly a month, is occasionally uncomfortable but has seldom been in pain, according to Machel. Mandela is 94. (Photo by Lefty Shivambu/Gallo Images)©Getty





- Al Gore böyle bir toplantının 5 yıldan beri ilk defa yapıldığını söyleyip pozitif bir yön görmüş.
- Aramco, Total gibi bazı petrol şirketleri destek sözü vermiş. Kuyulardan çıkan gazı azaltacaklarmış.
- Günün en duygusal anı, Marshall Adalarından ve Zirve'de şiir okuyan şair Kathy Jetmil-Kijiner'i 
ailesini  kucaklaması olmuş.
- Yapılanları yeterli bulmayan çevre örgütü Friends of Earth, burada gerçeklerden uzak bir "aptallar cenneti" var demiş.
- Amerikan Kömürcülerinin temsilcisi, Obama'ya verdiği sözlerden dolayı kızmış: bunca ulusal güvenlik, ekonomi, sağlık sorunları var iken, halk için önemi olmayan iklim ...
- CB Erdoğan, İklim Zirvedeki konuşmasında "Gelecek yılın sonunda Paris’te sonuçlandırılması öngörülen yeni anlaşmanın bağlayıcı hükümlerinin belirlenmesi sürecinde, şimdiye kadar izlediğimiz yapıcı tutumu devam ettireceğiz." demiş. Türkiye'nin son yıllarda karbon salınımı en fazla artan 2. ülke olduğu düşünülürse, maalesef CB'nin yapıcı tutumundan ne beklendiği anlaşılır.


Monday, September 8, 2014

Davudoglu Hükümeti Programi'nda Çevre


165 sayfa uzunlugundaki Hükümet Programi'nda çevre, Yasanabilir Mekanlar ve Çevre adli 4. Bölümde yer aliyor. Hükümet, kendini önceki AKP hükümetlerinin devami gördügü için Programda, geçmis hükümetlerin yaptiklarina  detayli bir sekilde yer verilmis. Çevre basligi altinda, sehirlesme, atik hizmetleri, su-sulama, TOKI, ulastirma ve orman gibi konularda yapilanlar anlatilmis.

Politika olarak, "Hükümetimiz çevre konularinda, ...koruma ve kullanma dengesini gözeten ve sürdürülebilir kaynak kullaniminin önemini bilen bir anlayisla politika üretmeye devam edecektir" denmektedir. Ancak program bu politikalar hakkinda bir ipucu vermez iken, bunu destekleyen hedefler bulunmamaktadir. Mesela iklim degisikligine neden olan sera gazlarinin azaltilmasi konusunda ne bir arzu belirtilmekte ne de bu konu hakkinda bir hedef belirtilmemektedir. Yenilenebilir enerji olarak günes enerjisi için mevcut planlarin, önceki programlarda oldugu gibi 3,000 MW kapasiteye ulasmasi seklinde oldugu anlatilmaktadir. Bu 2023 hedefi, bazi ülkelerin günes enerjisi kapasitelerinin çok gerisindedir: Almanya 37,000 MW(2013), ABD 10,000 MW(2013), Ispanya 4,000 MW(2010), Çin 35,000 MW (2015).

Programda, bu hedefle çelisen bir "dönüsüm programi"nin da yürürlüge koyulacagi yazilmaktadir: 22 numarali öncelikli dönüsüm programi, "dinamik nüfus yapisinin korunmasi programi" diyerek, nüfus artisinin desteklenecegi söylenmektedir.

Diger bir paragrafda, "Iklim degisikligi sorunlarina karsi hassasiyet ve tabii afetlere hazirliklik olmak ... dünyaya karsi Hükümetimizin en önemli yükümlülükleri arasinda yer alacaktir." denilmektedir. Ancak program, sera gazlarinin sinirlandirilmasi için Kyoto Protokolünün yerini alacak 2015 Paris anlasmasi hakkindaki yaklasimi için bir sey söylememektedir. 
Bu program, geçmis hükümetlerin karbon dioksit ölçüm istasyonlarinin sayisinin arttirdigini söylemektedir. Bugün bir çok ülke, sera gazlarinin saliminin azlatilmasi hakkinda gönüllü taahhütlerde bulunurken, program bu konuda suskun kalmaktadir. 

Iklim degisikligi ve artan tüketim nedeni ile susuzluk ve kuraklik problemini baraj ve su aktarma kanallari ile çözmeye çalismakta, su tasarrufu ve suyun tekrar kullanimi programda yer almamaktadir.

Programda yer alan çevre konusundaki diger bir kaç not ise söyledir:
- Enerji Verimliliginin Gelistirilmesi dönüsüm programi
- Tarimda Su Kullaniminin Etkinlestirilmesi dönüsüm programi
- Hibrid ve Elektrikli Araç Arastirma Merkezi kurulmasi
- Her ilde en az bir sehir ormani olusturulma projesi
- Bugün 46.5 milyon kisiye sunulan kati atik hizmetinin, Kentli nüfusun tamamina sunulmasi (2023 hedefi)

- Ergene Havzasi için yapilmis olan Eylem Plani kapsaminda bazi projeler tamamlanacaktir.

Hükümet programi, dünyanin en önemli sorunlarindan olan iklim degisikligi hakkinda uygulanan iki politika ve yöntemden, "mücadele" ve "uyum" konusunda çok yetersiz kalmakta ve bu konudaki beklentileri karsilamaktan uzaktir. Sera gazlari saliminda en fazla artan ülkeler arasinda yer alan Türkiye'nin bu durumunun, bu programa göre maalesef sürecegi anlasilmaktadir.

Wednesday, July 30, 2014

Bir Isviçre Bankasina daha ceza

Bankalarin, müsterilerine vergi kaçirmada yardimci olmaktan dolayi aldiklari cezalar artiyor. Bu konudaki son haber,  Isviçre bankasi UBS hakkinda. Almanya'da Bochum'da eyalet yetkililerinin, vergi mükelleflerinin vergi kaçirmasina yardim ettigi için açilan sorusturmada UBS, sorusturulmanin kapatilmasi karsiliginda €300 milyon(~$418m) ceza ödemek için anlasti. 

UBS'i baska sorusturmalar bekliyor. Almanya'daki diger bazi eyaletlerin yanisira Fransa ve Belçika da sorusturmalar var. Haziran ayinda bankanin Brüksel ofisi polis tarafindan basilip arama yapilmis. Fransa'da da, ayni nedenle yürüyen sorusturma nedeniyle bir Fransiz mahkemesi, bankanin €1.1MILYAR teminat yatirmasini talep etmis.

Bankanin ödemeyi kabul ettigi ceza, bankanin bu yilin 2. Çeyregindeki €652 milyon net karin yarisindan daha az. 

Iki ay kadar önce ayni nedenle baska bir Isviçre Bankasi, Credit Suisse, Amerika'da $2.6 MILYAR cezaya çarptirilmisti.

Cezalar caydirici olmali. Ama bizde bunlar sorusturulmuyor bile.

Bizim Maliye de, Isviçre bankalarina ayni konuda bir sorusturma açar mi, ya da açabilir mi acaba?

Thursday, July 17, 2014

Avustralya Karbon Vergisini Sıfırladı

Bir önceki İşçi Partisinin hükümet'te olduğu dönem Karbon Vergisi koyan Avustralya geri adım attı. Geçen yıl yapılan seçimi kazanan Liberal Parti'nin Başkanı Tony Abbott, karbon vergisinin kaldırılmasını seçimde gündem maddesi yapmıştı. Seçimde birinci parti olan ama hükümeti Milliyetçiler'le koalisyon olarak kuran Abbot, dün, koalisyonun çoğunluğu olmadığı üst mecliste (Senato), ancak maden sahibi bazı senatörlerin de desteği ile karbon vergisini, 32 ye karşı 39 oy ile kaldırdı.

2012'de koyulan Karbon Vergisi, Avustralya'daki en fazla CO2 salan 348 şirketin, saldıkları CO2 tonu başına 23 Avustralya Doları ($22.60) ödemesini gerektiriyordu.

Avustralya gelişmiş ülkeler içinde kişi başına karbon emisyonu en yüksek olan ülke. Karbon salımını azaltma konusunda, verdiği, 2000'e kıyasla, 2020 yılında karbon salımını %5 azaltma taahhüdü, gelişmiş ülkeler içindeki en düşük azaltma tahhüdü.  Mesela, AB'nin karbon tahhüdü, daha düşük bir değer olan 1990 salımına kıyasla 2020'de %20 azaltılması. 

Avustralya'nın bu taahhüdü bile, hala karbon salımı konusunda, hiç azaltma taahhüdü vermeyen Türkiye'den daha iyi kalıyor. Türkiye, karbon emisyonu dünyada en hızlı artan ülkelerden biri. Son OECD  2013 Ekonomi Raporuna göre Türkiye'nin toplam karbon emisyonu 1990-2010 arasında %92, kişi başına karbon emisyonu ise %40 arrtı. (OECD ülke ekonomi raporları bu yıldan itibaren, ülkenin çevre durumunu da ele alıyor.)

Yaşar

Thursday, July 3, 2014

Endonezya'da İnanılmaz Yolsuzluk

Bu rastladığım en çarpıcı yolsuzluklardan birisi. 

Geçen yıl Ekim ayında tutuklanan ve dün müebbed hapis cezasına çarptırılan kişi, tutuklandığında, Endonezya Anayasa Mahkemesi Başkanı olan Akil Muhtar. Bir işadamı ve milletvekilinden 250,000 $ para alırken tutuklanan hakim, 10 yerel seçimin sonucuna müdahalesi için 3.4m$ rüşvet almaktan ve milletvekili iken de, 15.2 m.$ tutarındaki kara parayı aklamaktan ceza almış. 

Muhtar, Anayasa Mahkemesi Başkanlığına ilk defa 2008'de ve ikinci defa da, tutuklanmadan 6 ay önce, 2013 Nisan'ında seçilmiş.

Alman Deutsche Welle'nin haberine göre, tutuklama Endonezya'nın güçlü, Yolsuzluğu Yoketme Komisyonu (KPK) 'nın takibi sayesinde gerçekleşmiş. Komisyon, yakınlarda da, Endonezya Din İşleri Bakanı'nın, hükümetin, hacca gidişler için ayırdığı paranın bir kısmını zimmetine geçirdiğini ortaya çıkarmış. Bakan görevinden ayrılmış! Şaka gibi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın rüşvet alması ile bir Din İşleri Bakanının zimmetine para geçirmesi, gördüğüm en çarpıcı yolsuzluk olayları.

Neyseki Endonezya'da KPK diye yolsuzlukla mücadele eden etkin bir kurum var imiş. Çünkü, Endonezya'da seçilmiş Cumhurbaşkanı, yolsuzlukla mücadeleyi ana gündem maddesi yapmış.

...
Listemdeki Yolsuzluk #50
...

Former chief judge of top Indonesia court jailed for life

Akil Mochtar (Image courtesy of Tuntutan via YouTube)Indonesia's anti-corruption court sentenced Akil Mochtar, the former head of the Constitutional Court, to life in prison for bribery and money laundering on Monday.
He was found guilty of accepting $3.4 million in bribes to tamper with the results of at least 10 local elections while he served as head judge, and with laundering more than $15.2 million from 2002 until his arrest in October 2013, the Organized Crime and Corruption Reporting Project (OCCRP) reported, crediting ABC News
Mochtar became chief judge of Indonesia's highest court in April 2013.
He was arrested at his home last October as he was about to receive $250,000 from a businessman and a lawmaker.
This is the harshest sentence ever given an official for corruption in Indonesia, Deutsche Welle reported. Mochtar said he would appeal the verdict.
The court also found him guilty of laundering more than $15.2 million from 2002, when he was a legislator with the Golkar party, until his arrest in October 2013.
He was elected as a judge in 2008 and became the chief judge in April last year.
Sent from my iPad

Friday, June 20, 2014

Fransa ve Kapitalizm 2.0

Fransa'nın önemli mühendislik firması Alstom'un General Electric (GE)'ye satışında, GE'nin devralmasında, satış şartlarına Fransa hükümetinin itirazları sonuç veriyor. GE, yeni teklifinde çeşitli tavizler veriyor, hükümetin isteklerini karşılıyor, Fransız Hükümetine bazı işlerde altın hisse teklif ediyor. İş, bir devralmadan, bir ortaklığa döndü ve Alstom, GE'nin son teklifini kabul etti.

GE'nin teklifini revize etmesinde Siemens- Mitsubishi ortaklığının alternatif teklifinin de rolü var.

Hatırlarsanız eskiden PTT'nin ARLA adlı bir araştırma laboratuarı vardı. Bu araştırma merkezi sonradan Teletaş adlı bir şirkete dönüştü. Teletaş'ta, sanırım Özal zamanında özelleştirildi ve Fransız Alcatel şirketine satıldı. Alcatel'in ilk işlerinden biri şirketin laboratuarlarını kapamak olmuştu. Aynı şey, Lassa'nın yarısının Sabancı Holding tarafından Japon Bridgestone'a satılmasında oldu. Bridgestone'un da ilk işi, Lassa ve Kordsa'nın ortak araştırma şirketi olan Argesa'yı kapamak olmuştu, hatta sanırım bu bir satış şartı idi. Ancak konu Türk hükümetinin ilgi sahasında değildi. Lassa'daki bir çok arkadaşımız bu duruma çok üzüldü. Büyük emeklerle kurulan araştıma ekibi dağıldı, bir çoğu yurtdışına gitti.

Türkiye'deki özelleştirmenin keskin taraftarları bunları bilmeli. Fransa'da hükümet, sadece özelleştirmede değil, özel bir firmanın bile yabancılara hangi şartlarla satılamayacağına karışıyor. Fransa'ya Kapitalizm 2.0'ın uygulamaları gelmiş.

-------------------------------------------------------------------------------------

General Electric has revised its offer for French industrial champion Alstom in an attempt to appease government concerns and strike a killer blow against a rival bid by Siemens and Mitsubishi Heavy Industries In a significant concession to French government demands, GE and Alstom will enter into a 50:50 joint venture over their combined power grid assets and another joint venture containing Alstom’s renewable energy assets. (Financial Times)


GE revises Alstom bid to appease Paris
By Michael Stothard and Hugh Carnegy in ParisAuthor alerts

General Electric has revised its offer for French industrial champion Alstom in an attempt to appease government concerns and strike a killer blow against a rival bid by Siemens and Mitsubishi Heavy Industries
In a significant concession to French government demands, GE and Alstom will enter into a 50:50 joint venture over their combined power grid assets and another joint venture containing Alstom’s renewable energy assets.
There will be a third 50:50 joint venture mainly in nuclear technology, in which the government will get a “golden share” that would grant it a veto. This will “assure security and growth of nuclear steam technology for France,” GE said.
The overall $16.9bn value of the offer remains unchanged, but the US conglomerate has agreed to sell Alstom its rail signalling business in a bid to strengthen the French group’s remaining transport business.
Jeffrey Immelt, GE chief executive who is due to meet President François Hollande on Friday, said there had been “constructive dialogue” with ministers and that the Alstom management had said that they were “very comfortable” with the deal.
He added a note of reassurance to GE shareholders as well: “The fundamental economics [of the deal for GE] have not changed that greatly.”
France’s Socialist government has been pressing GE to allow Alstom to preserve a minority stake in the business, with potentially a “tiny symbolic” stake for the French state as well, a senior official said on Wednesday.
Mr Immelt flew to Paris on Thursday for a new round of negotiations with government officials and unions.
The French government has given itself an effective veto over the deal. It is intending to make a decision on its preferred bidder by the weekend, the senior official said, who described the two offers as running “neck and neck”. Alstom’s board has until Monday to decide between the two offers.
Siemens is offering €3.9bn for Alstom’s gas turbines business, while Japan’s Mitsubishi Heavy and partner Hitachi would pay €3.1bn to take minority stakes in joint ventures with Alstom in its steam, grid and hydro divisions.
Christophe de Maistre, head of Siemens France, commented on Thursday: “The counter offer of GE reinforces the credibility of the joint MHI/Siemens concept. It actually follows our approach – but doesn’t change the game. Our concept is still superior.”
The government had viewed Mitsubishi-Siemens as having a “slight advantage” because their proposal was based on forming a partnership with Alstom, not a takeover.
But the government official said that if the GE offer “ticked the sovereignty box”, the bias would shift its way because its proposal was more straightforward to implement and was favoured by the Alstom board.
The official said the government meanwhile needed more clarity from Mitsubishi on its long-term intentions for Alstom’s steam turbine operations, in which the Japanese company proposes taking a 40 per cent minority stake.
Paris wants to know whether Mitsubishi would look to merge them with existing operations.

The Alstom board is leaning towards supporting the GE offer, in part due to concerns about how the rival offer would give Mitsubishi the power to veto future tender bids that competed directly with the Japanese group, according to people close to the talks. Mitsubishi regularly competes with the French company for projects across Europe and Asia.

Friday, May 2, 2014

Dar Bölge Sisteminin Kabulünde Sorunlar


Gelecek genel seçim 14 Haziran 2015'de yapılacak.

Hükümet bu seçimi dar veya daraltılmış bölge usulüne göre yapmak istiyor. Bu sistemin gelecek seçimde geçerli olabilmesi için, meclisde kabulü, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanması ve 13 Haziran 2014'e kadar resmi gazetede yayınlanması gerekiyor. Bunun olabilmesi için ne lazım?


1. Meclisde yasanın kabul edilmesi gerekir. Bunda pek bir sorun olacağını sanmıyorum.

2. Yasanın Cumhurbaşkanı Gül tarafından onaylanması lazım. Kendi geleceği hakkında somut bir anlaşmayı içermeyen bir durumda, yasanın Gül'e takılması mümkündür. Amerika'da kullanılan dar bölge sisteminin küçük partilerin yok olmasına ve bölgesel (ayrılıkçı) eğilimleri güçlendiren bir sonuç vermesi beklendiği için, bunları,  içinde de kendisi için "bir şey olmayan" bu yasayı veto için yeterli gerekçe kabul edebilir. Veto durumunda, yeteri kadar zaman varsa, Meclis yasayı tekrar kabul ederek Gül engelini aşabilir.

3. Bu durumda kritik konulardan biri, zaman olarak ortaya çıkıyor. Başbakan Erdoğan bu yasa konusunda ısrarlı olursa, yasa tasarısının en kısa zamanda meclise gelmesi beklenebilir. Gül'ün yasa üzerinde işlem yapmadan 15 gün bekletebilmesi imkanı göz önüne alındığında, tasarıyı önümüzdeki hafta mecliste görebiliriz.

4. Diğer kritik konu da, Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasındaki anlaşmanın Gül'ü de ikna edecek bir şekilde olmasıdır. Bu anlaşma, belki de işin en zor safhasıdırdar.



Karar ve seçilecek yolları önümüzdeki günlerde  göreceğiz.


Bu yazı yazıldıktan çok kısa bir süre sonra AKP, 2015 seçimlerine dar bölge seçim sistemi için girişimde bulunmamaya karar verdi. Bu karar, yukarıda bahsedilen zorluklar dikkate alındığında normal karşılanmalıdır.

Saturday, April 26, 2014

Brezilya'da Anayasa Mahkemesi Kararıyla Yolsuzluk Soruşturuluyor


Aşağıda 10 tane yolsuzluk haberi var. Bana en çarpıcı geleni Brezilya'dan olan haber. Habere göre, bu Çarşamba günü, Brezilya Anayasa Mahkemesi, ülkedeki en büyük kamu kuruluşu olan Petrobras Rafinerisinin, Parlemento'da soruşturulmasının önünü açmış. (Bizdeki 17 Aralık soruşturmaları da AYM'ye gidermi acaba?) Petrobras, Teksas'da bir rafinerinin satınalınmasında yüksek bedel ödemekle, tanker alımlarında rüşvet almakla ve bunlarla ilgili kara para aklamakla, ...  suçlanıyor. Bu arada bir direktör tutuklanmış. 



Buraya kadar olanlar sıradan bir yolsuzluk haberi gibi olsada esas önemli nokta, şimdiki Brezilya Cumhurbaşkani bayan Roussef'in, Teksas rafinerisi satın alındığı zaman Petrobras'ın başında olması. Roussef döneminde şirketin değeri yarı yarıya düşmüş. "Temiz" politikacı olma iddiasında olan Roussef'in itibarınin tehlikede olduğu anlaşılıyor.



Roussef, Ekim ayında seçimlere girecek ve normal şartlarda seçimi kazanacağı tahmin ediliyor. Bakalım bizdeki gibi, orada da halk, seçimde yolsuzluğu dikkate almayacak mı?


Bugünün diğer güncel yolsuzluk haberleri:

-Amerika'da eski bir KPMG (denetim şirketi) ortağı, hisse senedi alımında içerden bilgi almakla ilgili olarak 14 ay hapis cezası almış
- Amerika Adalet Bakanlığı, eski Kore Cumhurbaşkanından rüşvet mahkumiyeti cezası olan 700,000 $'ı tahsile gidiyormuş,
- Avrupa: Uluslararası Şeffaflık Derneği (Transparency International), AB kurumlarında politikacı ve yöneticilerin haksız kazanç sağlama risklerini belirlemiş,
- Amerikan Adalet Bakanlığı, başı rüşvet soruşturmaları ile dertte olan İtalyan petrol şirketi ENİ'nin büyük hissedarı olduğu Saipem şirketinden, Cezayir'de rüşvet soruşturması hakkında bilgi talep etmiş,
- Dev Japon ticaret şirketi Marubeni'nin Çin'de çalışan üç görevlis,i soya ithalatında vergi kaçırmaktan gözaltına alınmış.
- Çin'de dev bir devlet şirketinin iki tepe yöneticisi rüşvetten gözaltına alınmış,
- Ukrayna'da, EBRD'nin önerisi ile, rüşvet almasınlar diye devlet memurlarının maaşları artacakmış,
- Yeni Başbakan seçilen Liberal Parti Başkani Tony Abbot, seçim kampanyasında usulsüz bağış soruşturmasında,  bir kampanya görevlisi , bağış yapan bir mafya lideri ile bir maden sahibi (Oranın Ali Ağaoğlu'su) hakkında tanıklık yapacakmış.

Gördüğünüz gibi rüşvet, haksız kazanç edinme işleri, bütün dünyada da bizdeki gibi. Tek farkla ki, bizde kamu ile ilgili olanlar ya soruşturulmuyor, ya da kerhen soruşturuluyor (Deniz Feneri gibi). Bilhassa Amerika Adalet Bakanlıği, FCPA* diye anılan, başka ülkelerde verilen rüşvetleri önlemek için çıkartılmış, Dış Yolsuzluk Faaliyetleri Kanunu'nu uygulayarak çok sayıda soruşturma açıyor.

Yaşar

* FCPA: Foreign Corrupt Practices Act

The Ethical Alliance Daily 

 Top Stories

The latest global corruption and compliance news from the Ethical Alliance Daily.

United States: Former KPMG Partner Scott London Gets 14 Months for Insider Trading

Published on Apr 25, 2014 11:30 pm
Continue Reading

share on Twitter Like United States: Former KPMG Partner Scott London Gets 14 Months for Insider Trading on Facebook

United States: U.S. seeks to recover corruption proceeds linked to former Korean president

Published on Apr 25, 2014 11:00 pm
Continue Reading

share on Twitter Like United States: U.S. seeks to recover corruption proceeds linked to former Korean president on Facebook

Europe: Transparency International Identifies Graft Risks in EU Institutions

Published on Apr 25, 2014 10:30 pm
Continue Reading

share on Twitter Like Europe: Transparency International Identifies Graft Risks in EU Institutions on Facebook

United States: Saipem says US DOJ has asked for information on Algeria

Published on Apr 25, 2014 10:00 pm
Continue Reading

share on Twitter Like United States: Saipem says US DOJ has asked for information on Algeria on Facebook

Japan: Marubeni says Chinese authorities detain three staff at grain unit

Published on Apr 25, 2014 09:30 pm
Continue Reading

share on Twitter Like Japan: Marubeni says Chinese authorities detain three staff at grain unit on Facebook

China: Two executives at units of state-run China Resources detained – newspaper

Published on Apr 25, 2014 09:00 pm
Continue Reading

share on Twitter Like China: Two executives at units of state-run China Resources detained – newspaper on Facebook

Brazil: Top court clears way for Petrobras inquiry in Congress

Published on Apr 25, 2014 08:30 pm
Continue Reading

share on Twitter Like Brazil: Top court clears way for Petrobras inquiry in Congress on Facebook

Ukraine: Foreign lenders mull supplementing civil servant salaries to decrease corruption

Published on Apr 25, 2014 08:00 pm
Continue Reading

share on Twitter Like Ukraine: Foreign lenders mull supplementing civil servant salaries to decrease corruption on Facebook

Australia: Abbott ally called as witness in new corruption inquiry

Published on Apr 25, 2014 07:30 pm
Continue Reading

share on Twitter Like Australia: Abbott ally called as witness in new corruption inquiry on Facebook

Finland: Finnish police arrest Perumal, Singaporean imprisoned in 2011 for bribery and match-fixing

Published on Apr 25, 2014 07:00 pm
Continue Reading

share on Twitter Like Finland: Finnish police arrest Perumal, Singaporean imprisoned in 2011 for bribery and match-fixing on Facebook


 
To learn more about the Ethical Alliance, click here

Quick Links for Members:

Like
Tweet
Share
Forward to Friend
Copyright © 2014 The Ethical Alliance, All rights reserved.
You are receiving this email because you signed up to receive daily updates from The Ethical Alliance Daily.

Our mailing address is:

Sent from my iPad