Bu haftanın iklimle ilgili güzel haberi Çarşamba günü Pekin'den
geldi. Pekin'de bir çok ülkenin bir araya geldiği bir toplantıdan sonra Obamaile Çin Devlet Baskani Xi bir açıklama yaptılar. Obama, Amerikanın karbon
salımını, 2025'te, 2005'e kıyasla en az %26 azaltmayı; Xi'de, Çin'in karbon
emisyonlarının 2030'de en yüksek seviyesine ulaştıktan sonra düşeceğini ve
fosil harici enerji kullanımını, aynı yıla kadar %20'ye çıkarmayı taahhüt etti.
Bu anlaşmanın önemi, bu iki ülkenin dünyada salınan karbon'un
%44'ünden sorumlu olmaları ve karbon salımını azaltma açısından anlamlı olmaları. Yanısıra, bu iki ülkenin şiddetle arzu edilen ve diğer ülkeleri de
harekete geçirecek şekilde öncülük etmeleri. Bu, diğer ülkelerin de adım atmalarını sağlayacak.
Çin'in kararı önemli görülmeyebilir ancak, bu karar pratik olarak şu
anlama geliyor: 2030 yılına kadar, yani önümüzdeki 15 yılda Çin'in, 800-1000
Gigawat, fosil yakıt kullanmayan (yenilenebilir +nükleer) tesis kurması.
Karşılaştırma için, Türkiye yılda 1GW bile kurmuyor.
Kararı beğenenler olduğu gibi, yeni bir şey olmadığını söyleyenler
de var. Çin ile ilgili tenkitlerin bir tanesi aşağıdaki grafikte ki mevcut
durumun devamı olduğunu söyleyenler.
Oysa bu grafik, Çin'in enerji tüketiminde fosil yakıt kullanmayan tesislerin yükselmeye devam edeceğiniÇin ve Amerika bu kararı almadan önce karbon salımını azaltmak için
zaten çalışıyorlardı. Obama kömür santralları ile ilgili ünemli tedbirler yürürlüğe koydu. Çin ise, "karbon sınırlama ve ticareti" pilot uygulaması ile önemli adımlar attı. Çin bu gün güneş enerji sistemlerinde dünyanın en büyük üreticisi. Bu çalışmalar olmasa, liderlerin bu açıklamayı yapmaları kesinlikle
mümkün olmazdı. Açıklama ile, bu çalışmalarını arttırarak devam ettireceklerini
taahhüt etmiş oldular. (Bizdeki gibi desteksiz, işsizliği %7'ye indireceğiz
demiyorlar, mesela)
Türkiye'nin karbon emisyonlarını azaltma konusunda halen bir
taahhüdü ve dişe dokunur bir hazırlığı maalesef yok.