İklim
değişikliğinin küresel ısınmadan, küresel ısınmanın da insan kaynaklı olduğu,
bunun da, başta karbon dioksit olmak üzere sera gazı salımının artmasından
kaynaklandığı artık çok iyi biliniyor. Bilim adamlarının ezici çoğunluğu bu
konuda hemfikir. 2009 yılında Uluslararası İklim Konferansında ülkeler, küresel
ısınmanın 2 dereceyi aşmasının çok daha büyük sorunlara neden olacağı ve bunun
önlenmesi için karar almışlardı. Şu sıralarda bu önlemlerin neler olacağı ve
nasıl uygulanacağı hakkında bir uluslararası anlaşma için çalışılıyor.
Çalışmalar, ABD
Başkanı Obanma ile Çin Devlet Başkanı Xi’nin geçtiğimiz Kasım ayında
ulaştıkları uzlaşma, 2015 yılında Paris’te imzalanması hedeflenen anlaşma için
ümitleri arttırdı. Kyoto Protokolünden farklı olarak bu kez tüm ülkelerin
karbon salınımları azaltma yükümlülüğü üstlenmesi hedefleniyor.
Türkiye’nin
karbon salınımı (CO2 eşdeğeri olarak) 1990- 2012 arasında %133.4 artış
göstermiştir. Aynı dönemde
dünyanın karbon salınımı ise sadece %52.3 artmıştır. Kişi başına salınımı, 2012
yılında 5.8 ile diğer ülkelere kıyasla nisbeten düşük durumdadır. 2010 yılında
Türkiye’nin kişi başına karbon salınımı, 210 ülke arasında 83. sıradadır. Türkiyenin
kişi başına karbon salınımı pek çok zengin ülke ve petrol üreticis ülkenin
gerisindedir.
Ancak Türkiye’nin
gelişmişlik düzeyine göre karbon salınımı olumsuz bir durum göstermektedir.
CO2 Salımı
Milyon Ton
|
Mili Gelir
Milyar Dolar
|
Mili Gelir/CO2 Salımı
Ton/(000)Dolar
|
|
2008
|
366.5
|
742.084
|
0.494
|
2009
|
369.7
|
615.356
|
0.461
|
2010
|
403.5
|
730.324
|
0.552
|
2011
|
424.1
|
773.939
|
0.548
|
2012
|
439.9
|
785.741
|
0.560
|
ARTIŞ
|
%20
|
%5.9
|
%13.4
|
“Karbon
yoğunluğu”, ülkelerin, 1000 dolarlık milli gelir elde etmek için harcadıkları
karbon miktarını gösteren bir göstergedir. Türkiye, 1990’lardan 2008 yılına
kadar karbon yoğunluğunu azaltmayı başarmıştır. Ancak tablodan da görüldüğü
gibi, 2008’den itibaren karbon yoğunluğu tekrar artış göstermeye başlamıştır.
2008-2012 yılları arasında karbon yoğunluğu %13.4 artmıştır.
Türkiye, kişi
başına karbon salımı düşük olmasına karşın, karbon yoğunluğu yüksek düzeydedir . Mesela, 1000
dolarlık milli gelir için Amerika 330 kg, AB ortalama olarak 220 kg CO2 salarken,
Türkiye, AB’nin yaklaşık 2.5 katı, 560 kg CO2 salmaktadır.
Türkiye’nin
karbon yoğunluğu, her 1000 dolarlık milli gelir için, 1995’deki 1,382 kg’dan
2008’de 494 kg’a düşmüş iken bu tarihten sonra azalmanın artışa dönmesi ilginç
ve açıklanmaya muhtaç bir durumdur.
Karbon
yoğunluğunu azaltmak için başlıca üç yaklaşım öne çıkmaktadır: (1) enerji
verimliliğinin arttırılması, (2) düşük karbonlu enerji kaynaklarının
kullanılması, (3) ekonomik yapının düşük enerji yoğunluklu bir değişimi
gerçekleştirmesi.
Türkiye hükümeti,
bunlardan, enerji verimliliğini arttırmak için faaliyet gösterirken, diğer iki
konuda halen yeterli kararlılığı koymaktan uzaktır.