Büyük şehirlerde yaşamanın en büyük zorluklarından birisi trafik sıkışıkları nedeniyle kaybedilen zamandır. Trafik sıkışıklığını ölçen ve şehirleri karşılaştıran Tom Tom Trafik Sıkışıklığı Endeksinde ilk üç sırayı alan şehirler sırayla, İstanbul, Meksiko City ve Rio de Janerio şehirleridir.
Sıralamada listenin üst sıralarinda yer alan şehirler, metro ve banliyö hatları daha kısa; trafik sıkışıklığı az olan şehirler ise, genellikle metro ve banliyö hatları daha fazla olan şehirler olmaktadır.
2015 yılı, İstanbul için aslında trafik açısından talihsiz bir yıldır. Zira yapım çalışmaları nedeniyle Gebze-Haydarpaşa ve Halkalı-Sirkeci hatları kapalıdır. Ancak buna rağmen İstanbul’un metro hatları yetersizdir. Nüfus başına metro hatlarının uzunluğu Moskova’da İstanbul’un üç katı, İzmir’de dört katı, Londra’da yaklaşık yedi katıdır. İstanbul Belediyesinin 2019 yılına kadar planladığı tüm yatırımlar gerçekleştiği taktirde, metro uzunluğu 313 km'ye çıkmakta ancak, 100.000 kişiye düşen hat uzunluğu 1,63 km’ye yükselmektedir.
Trafiğin yarattığı sorun, zaman kaybından öte, atmosfere salınan karbon dioksit ve hava kirliliğine neden olmalarıdır. Şehirlerin karbon emisyonlarını azaltmaları için ulaştırmada alınacak ilk tedbirlerden birisi kuşkusuz insanlara arabasız ulaşım imkanının sağlanmasıdır. İnsanlara arabasız ulaşım imkanı sağlandıktan sonra başka tedbirler devreye girmektedir. Mesela, Londra’da hafta içi mesai saatlerinde şehir merkezine girmek için 2003 yılından beri Trafik Sıkışıklığı Vergisi ödenmektedir. Vergi tutarı, bu yıl arabalara her giriş için £11,5 dır.
Paris Belediyesi, hava kirliliğini önlemek amacıyla 2020’den itibaren itibaren, 2011’den eski dizel yakıtlı arabaların şehre girişi yasaklama kararı aldı. 2001’den önce trafiğe çıkmış kamyonlar ve otobüslerin şehir içine girmelerine getirilen sınırlama bu yıl Temmuz ayında başlıyor.
