Kadıköy Kurbağalıdere'de kokunun had safhaya ulaşması haberleri üzerine, 2014'de İstanbul'da atıksuların ne kadarının arıtıldığına baktım. İSKİ Faaliyet Raporundan aldığım rakamlar şöyle:
Bu rakamlar milyon ton/ gün olarak verilmiştir.
Kanalizasyonlarda Toplanan Atıksu : 3.2
Biyolojik Olarak Arıtılan Atıksu : 1.1
Önarıtma Tesislerinden Geçen Atıksu : 2.1
Önarıtma tesisleri, büyük hacımlı, suyun sadece üstündeki katı malzemeyi (plastik, kağıt, ağaç, metal vs) ızgaralarda tutan, ama herhangi bir arıtma yapmayan tesislerdir. Derin deşarj adıyla, bu suların bir kısmı Marmara denizine, bir kısmı da Boğaz'ın alt akıntılarına verilerek Karadenize gönderilir.
Marmara'ya giden toplam 1.4 milyon ton/gün atıksu, Kadıköy, Yenikapı, Küçükçekmece ve Büyükçekmece;
Karadeniz'e giden toplam 0.7milyon ton/gün su da, Baltalimanı, Üsküdar, Küçüksu, Paşabahçe ve Kumbaba (Şile) önarıtma tesislerinden çıkıyor.
Ve denizlerimiz ölüyor.
Buna rağmen, maalesef İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, suların tamamının "çevreye zarar vermeden bertaraf edildiği" yalanını söylüyor (*). Dr. Kadir Topbaş'ın doğrusunu bilmemesi mümkünmü?
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 12.25 milyar TL'lik 2015 bütçesi içinde yeni arıtma tesisi için bütçelenen tutar 0.1 milyar TL, yani bütçenin %1'inden az. Atıksu miktarı hiç artmasa bile bu tempo ile daha en az 10 yıl daha İstanbul, atıksularının bir kısmını denizlere dökmeye devam edecek.
Denizlerimiz ölmeye devam edecek.
(*) İSKİ 2013 Faaliyet Raporu